Uludak- Uludağ Dağcilik Kulübü
Uludak - Türkiye Dağcılık
Federasyonu Üyesidir.
 2016 - ETKİNLİKLERİMİZ
 2015 - ETKİNLİKLERİMİZ
FAALİYET RAPORLARI » Aladağlar 2010

                               ALADAĞLAR FAALİYET RAPORU

 

     ULUDAK - Uludağ Dağcılık Kulübü

 

Katılımcılar:

İsmet Şentürk  (faaliyet sorumlusu)

Erdem Yoldaş

Züleyha Avşar

Ruşen Meriç

Muammer Yıldırım

Emirhan Kıratlı

Özgür Yılmaz

Şamil Ordu (Yıldırım Dağcılık)

     26 Ağustos 2010 perşembe akşamı 19.00 otobüsü ile Bursa terminalinden Niğdeye hareket ediyoruz.

İnternetten telefonunu bulduğumuz,Çukurbağ’lı traktörcü Salim ağbi ile  iletişime geçtik.27 ağustos cuma sabahı Niğdeye ineceğimizi ve Çamardı otobüsü'ne bindiğimizde kendisini arayarak,Demirkazık yol ayrımındaki köprüde buluşmayı kararlaştırıyoruz.Güzel bir yolculuğun sonunda sabah 06.00 da Niğde terminaline indik.Servis bizi eski otogara bırakıyor.Çamardına giden 07.00 otobüsü ile Aladağların yolunu tutuyoruz.Niğde ile Çamardı arası 1.15 dakika gibi bir süre alıyor.Demirkazık yol ayrımında indiğimizde Salim ağbi traktörü çekmiş bizi beklemekteydi.Son olarak ihtiyacımız olan yufka ekmeğini de Çukurbağdan traktörcümüz ve Züleyha alıyor. Traktör romorkü içinde altımıza döşekler sererek,Sokullupınara hareket ediyoruz.

     Zaman zaman toz ve dumanın içinde,gürültülü bir traktör yolculuğu ile Sokullupınar'dayız.Başta Demirkazık olmak üzere Aladağların muhteşem görüntüsü,etkileyiciydi bir şekilde karşımızda yükseliyor.

     Salim ağbinin kardeşi katırları ile bizi bekliyor.Çantalarımızı katırlara bırakacağız.Yanımıza su ve yiyecek gibi önemli ihtiyaçlarımızı alıp yürüyüşe geçeceğiz.Kıyafet ayarlamasından sonra saat 10.30 da Karayalak vadisine doğru yürüyüşe başlıyoruz.

 Meteorolojiden aldığmız hava raporları çok net,hava açık olacak.Karayalak vadisinin içine doğru kapıdan yükseldikçe,Eznevit duvarı bütün ihtişamı ve görkemi  ile bizi karşılıyor.Patika çok belirgin,kıvrılarak ince bir çizgi halinde vadinin derinliklerinde kah görünüp,kah kayboluyor.Sakin sakin, küçük molalarla,toprak,çarşak ve kayalık zeminde yükseliyoruz.Çelikbuyduran pınarının şırıltısı,kamp yerine geldiğimizi müjdeliyor.Yürüyüşümüz 3,5 saat kadar sürüyor.Görmeye alışık olmadığımız bir manzara ile karşı karşıyayız.Gezegen hissi veren kaya duvarlar,kuleler, birde masmavi gökyüzü. Aladağlara neden dağcıların Kabesi denildiğini bu görüntülerden anlamak mümkün.

Kampımızı kurduktan sonra,1,5 saat süren,yeme içme ve dinlenmeden sonra,saat 16.00 da Emlere hareket ediyoruz.Çıkışımız 1.10 saat kadar sürüyor.Hafif bir esinti akşamın serinliğini dağlara taşıyor.Güneşte ısınıyor gölgede üşüyoruz.Yükseldikçe ısı düşmesini bariz bir şekilde hissediyoruz.Yedigöller platosuna kuş bakışı ile 3723 m. Emler zirvedeyiz.Ekibimizdeki arkadaşlarımızın çoğu ilk defa bu yüksekliğe çıkmanın heyecanı içinde. Kulüp flamamızı açıp fotoğraflar alıyoruz. Zirve defterini yazmak,başarmanın son noktası.İlk gün ilk zirvemizi tamamlayıp, kampımıza 18.00 de dönüyoruz.

     Karanlık olmadan yarın yapacak olduğumuz faaliyetin güzergahı için bir keşfe çıkıldı.Karanlıkta yola çıkacak olduğumuz için rotamızı belirlememiz gerekiyor.

     28 Ağustos 2010 gece 03.30 da kalkıp kahvaltı ve hazırlık yapıyoruz.Hava henüz aydınlanmadan 04.40 da hareket ediyoruz.Çelikbuyduran kamp alanından, mola taşına doğru iniş yapılıyor.Çarşak’tan yan geçişle Kızılkaya’ya doğru yükselen patikaya girdiğimizde hava aydınlanıyor..Gittikçe artan eğimde,birbirimizden kopmamak için yavaş yükselmek zorunda kalıyoruz.Dik çıkan patikayı tercih ederek,Karasay geçidine 3560 m. varıyoruz. Bugünkü ilk zirvemize 2 saat süren bir yürüyüşle ulaşıyoruz.

Buradan kampımız görülüyor,manzara muhteşem,Emli vadisi,Akşam pınarı vadisi,Direktaş,Alaca karşımızda.

Planlamış olduğumuz ikinci zirve Eznevit etkileyici bir sırt hattının sonunda yükseliyor.Ekibimiz ikinci zirveyi yapmak için oldukça istekli.Toparlanıp üçüncü zirve için harekete geçiyoruz.Hızlı bir inişten sonra, belde  ilerleyip tekrar Eznevite çıkmamız gerekiyor.45-50 Dakikada zirvedeyiz 3550 m. Buradan'da farklı güzellikleri izleme imkanı buluyoruz.Zirve defterini yazııp,fotoğraf çekiminden sonra,dönüş daha kısa yoldan yapılıyor.Eznevitten dönüşümüzü,  sırt hattı hizasına inip ve aynı doğrultuda ilerleyerek,çarşaktan Karasaya yükselerek en az 15 dakika kazanıyoruz.Karasay belinden dönüşte Kızılkaya'nın bol bol fotoğraflarını çekiyoruz.Birdahaki gelişimizde Aladağların bu en yüksek zirvesine çıkmayı düşünüyoruz.

Kampımıza dönüşü daha kestirme bir yoldan yapıyoruz.Kızılkaya'nın içinden kesen bir patikadan direk olarak kampımızın üstündeki,  kulvara geçiş yaptık.Doğru bir karar aldığımızı çok kısa bir sürede çarşaktan kampımıza inişimizle anlamış olduk.

Hava açık,pırıl pırıl bir gökyüzü ve yakıcı bir güneş var.Zaman zaman esen rüzgar,biraz olsun bizleri serinletiyor.Öğlen atıştırmasından sonra biraz dinlenme ve toparlanmaya karar veriyoruz.Saat 1,30 gibi çantalarımızı hazırlayıp Kara yalak vadisi içinden inişimize başlıyoruz.İkinci etap Sokullu pınar olacak,buradan Büyükdemirkazık zirvesini hedefliyoruz.

Sokullu pınara 16,30 gibi ulaştık.Güneşin yakıcılığı hala devam ediyor.Özel bir kamp yerine geldik.Kıl çadır, güneşte sığınabileceğimiz tek yer.Gurubumuz inişte ikiye bölündü.Öncü gurupta 4 kişi,İsmet,Muammer,Emirhan ve Özgür.Arka gurupta 5 arkadaşımız vardı.Önce gelen arkadaşlar,sıcaktan bunalmış bir halde,hemen kampın içindeki hortumu duşa çekerek,bir güzel serinledik.Kıl çadırın altına masalara yerleştik.Arka guruptan gelen giden yoktu.Sonradan öğrendik'ki, onlarda Kapının altındaki kayaların gölgesinde serinde dinlenmeyi ve çay demlemeyi tercih etmişlerdi.

Ekibimiz 18.00 gibi bir araya toparlandı.Boş olan bu özel kampta,sorun yaşamamak için traktörcü Salim ağbiyi telefonla arayıp burada kalabilirmiyiz diye sordum.Salim ağbi bu kampın kuzenine ait olduğunu, kalabileceğimizi söyledi.Bize ait bir kamp ve duş,tuvalet ve çeşmesi olan güzel bir ortamdayız.Çadırlarımızı kurduk,eşyalarımızı yerleştirdik.Duş alanlar çamaşır yıkayanlar,herkes bir çalışma içinde.

Akşam yemeğinden sonra,mum ışığında çay kahve sohbeti vardı.Oldukça hareketli uzun bir günün sonunda,sabaha karşı 03.30 da kalkmak üzere çadırlarımıza girdik.

Sabah kahvaltı ve hazırlıklar yapıldı.Demirkazık  tırmanışı için kampımızdan ayrıldığımızda saatler 04.50  gösteriyor.Narpuz 1 geçişi 1 saat,Narpuz 2 vadisi 1 saat sürdü.Toplam 2,30 saatte Kızıl çarşağa girmiştik.Burasının ününü duymuştuk.Bugüne kadar gördüğümüz yerlere benzemiyor.Her adım atışımızda geri akıyoruz.Yükselmek çok fazla efor harcamayı gerektiriyor.Bıktıran,her adımda akan bu taşların içinde cebelleşerek 3 saat kadar süren çıkışımızın sonunda bele ulaşıyoruz.Çarşağın son kısmında sola çıkan patıkaya girip bele kolayca geçilebiliyor.Biz patikayı kaçırdığımız için sırta kadar çıktık.Bu dikkatsizliğimiz bize 30- 40 dakikalık zaman kaybına neden oluyor.Doğu çarşağına girişteki belde biraz mola veriyoruz.Buradan artık Demirkazık klasik rotası açıkça görülebiliyor.Oldukça kalabalık guruplar var.İnenlerin çoğunlukta olduğu bu gurupları görünce Türkiye’de dağcılığın aldığı mesafeyi görmekten mutlu olmamak mümkün değil.Demirkazık zirvesinin popülaritesi dağcıları kendine çekiyor.Dinlenmekte olan gurubun içinde tanıdık dostlarla karşılaşıyoruz. Hatıra fotoğrafları çekinip,tekrar yola koyuluyoruz.Yukarıya çıkan sadece biz ve arkamızdan gelen iki kişilik bir ekip.Diğer guruplar dönüş yolundalar.Buda bizim Sokullu pınar'dan gelişimizden,yolumuzun uzun olmasından kaynaklanıyor.Diğer gurupların tamamı,Çağlın yayla ve Teke pınarından geliyor olabilirler.

Doğu çarşağınıda yükseldikten sonra,slab kayadan oluşan külaha giriyoruz.Burası dikkatli olunduğunda sorunsuzca geçilebilecek bir bölge.Çıkışta  ip açmak gerekmiyor.Rotada yükseldikçe boşluk hissi,adrenalin salgılamanıza neden oluyor.Dağcılığın güzel bir sayfasını yaşıyorsunuz.Aladağların çeşitli bölgelerini izleyerek,birçok zirveye yüksekten bakarak yükseliyoruz.İnanılmaz  keyifli bir tırmanış.Ekibimiz sorunsuz,firesiz zirveye ulaşıyor.Burada yine defter yazılıyor,yakınlarla telefon görüşmeleri,fotoğraflar ve ULUDAK seramonisi. Dönüş,çıkıştan daha fazla zaman kaybettiriyor.Güvenlik için ip açmak gerekiyor.Arkamızdan gelen iki kişilik ekipte bize katıldı, iplerimizi ortak kullanıyoruz.Birinci ipten çıkan,zaman kaybetmeden ikinci ipe giriyor.Böylece daha hızlı iniş yapabiliyoruz.Gurubumuz beldeki mola yerinde toplanıyor.

Malzemeleri düzenleyip,çantaya yerleştiriyoruz.Kızılçarşaktan,neşe içinde kayak yapar gibi hızlı bir iniş yapıyoruz.Narpuz'a inerken çıkışla iniş arasındaki bu farklılık,bizlerde gülüşmeli konuşmalara neden oluyor.Ekibimizdeki arkadaşların bir kısmı yanlarına yeterli su almadığı için bayağı susuzluk çektiler.Faaliyet boyunca bölgede su kaynağı yok.Böyle bir faaliyette 2,5 lt. su almadan yola çıkmamak gerekiyor.Narpuz 1 vadisinin başındaki çeşme,dönüş yolundaki önemli molalarımızdan biri oldu.

Aladağlar faaliyetimizdeki hedeflerimizi gerçekleştirmenin tatlı yorgunluğu ile kampımıza dönüyoruz.ULUDAK olarak,dağcılık anılarımıza yeni zirveler,yeni hikayeler katıyoruz.Ertesi gün,traktötcü ile sözleştiğimiz gibi bizi almaya geliyor.Aladağlara tekrar gelmek üzere,traktör römorkü içinde,son bakışlarımızı atıyor,veda ediyoruz.

 

                  İsmet Şentürk

 

 

 

 

 

 

 




 



Kullanıcı Paneli
Mail Adresiniz
Şifreniz
Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kulübümüzden Haberler
» ULUDAĞ'IN MANTARLARI.
» AYLIK FAL. PROGRAMI
» AYIN YAZISI.
» ALPLER GÜNLÜĞÜ.
» NASIL ÜYE OLUNUR

Hava Durumu
Anılarımız Yaşadıklarımız
Uludağ - Hava Durumu

Faydalı Linkler
»
» Dağlarda hava durumu.
»
» Yüksek irtifa hastalığı.
»
» Türkiye'nin önemli dağları.
»
» Dünya'nın En Yüksek Dağları.
»
» Bursa'da Outdoor Mağazaları.
»
» Türkiye'de Outdoor mağazaları.
»
» BURSA İÇİN HAVA DURUMU.


 
Anasayfa | Yasal Uyarı | İletişim ecebilisim