Uludak- Uludağ Dağcilik Kulübü
Uludak - Türkiye Dağcılık
Federasyonu Üyesidir.
 2016 - ETKİNLİKLERİMİZ
 2015 - ETKİNLİKLERİMİZ
FAALİYET RAPORLARI » Aiguille Verte 4122 m. ilk Türk tırmanışı raporu.

AIGUILLE VERTE 4122 m. ILK TURK TIRMANISI

 

Bursa, Uludag Dagcilık Kulübü-ULUDAK başkani İsmet Şentürk ile dağlarda ki tanısıklıgımız, dostluğumuz yurt içi ve yurt dısı tırmanislarinda ciddi kulvar ve zirvelerde birlikte yaptigımız tırmanislarla perçinlesmeye baslamisti. Aladaglar ve Alpler'de taninmis bazi zirvelerde basariyi birlikte yakalamistık. Bu sayede kisisel olarakve tirmanis arkadasi olarak birbirimizi ve limitlerimizi de iyi biliyorduk. 2014 yili eylul ayinda yine birlikte gerceklestirdigimiz AlpDaglarindaki tirmanislarda Mont Blanc ve meshur Matterhorn daglarini sevgiliIsmet Senturkle tirmanmistik. O tirmanislara ait ani ve essiz deneyimler sonsuzadek bizlerde ve cektigimiz essiz fotograflarda yasamaktadirlar.

 

2014 yili tirmanislari oncesi bulundugumuz Chamonix sehrinde iken, klasik ve sanki zorunlu bir turistik faaliyet olarak unlu Aiguille du Midi 3842 m. teleferigi ile zirvede ki seyir teraslarinda gezinip Alplerin eşsiz ve tanınmıs zirvelerine göz atarken ileride hangi zirvelere gelinebilecegine dair konusuyorduk. Benim hic yabancısı olmadigim bu ortamda Mont Blanc silsilesinde ki diger yüksek ve zorlu zirvelerden Ismet beye bahsediyordum. Büyük Joraslar, Devin Disi (Dent du Geant), Cosmique Arrete sırtı, Mont Blanc du Tacul daglarına bakarken ilgili yorumlar dipnotlar ekliyordum. Pek azı gorulebilen her ekstremist Alpinistin rüyasi Peuterey Ridge rotasindaki daglar,yaprak gibi kılcıklar ile uzun duvar ve buzlu miks tırmanısların yapıldıgı o en önemli Alpinizm rotasından da bahsetmis ve sözu sonunda onümüzde kanatlarını acmıs bir yarasa gibi duran AIGUILLE VERTE dağına bakıyorduk.

Bulutların uzerindeki kar sapkalı zirvesinin sag ve solunda simetrik iki ayrı zirve sırtı barındıran kar-buz kulvarlari ve yaprak gibi düz ve dik gorünen bu dagı Ismet beye anlatiyordum. Ünlü ingiliz alpinist Edward Whymper iki yerel rehber Christian Almer ve Franz Biner ile birlikte 29 haziran1865 te bu dagın ilk tırmanısını yapmıstı. Whymper bu dagı fethettikten yalnizca iki hafta sonra yine ilk tırmanısını 7.ci denemesinde basardıgı ve büyük trajedinin de yasandigi Matterhorn dagının ilk  tırmansına buradan gitmisti. Whymper Aiguille Verte yi Alplerin en guzel dagı olarak adlandırmıstır. Oyleki kendisi cok arzuladığı bu dagın rotalarına göz atabilmek icin bügünkü adıyla anılan Pointe Whymper kulvarindan Grand Jorasses dagina cikmis ve Aiguille Verte tirmanis kulvarini gozune kestirmisti. O zaman henuz fethedilmemis Buyuk Joraslar ana zirvesi ilgisini bile cekmemisti.

Bu bilgileri verirken Ismet bey gozlerini Aiguille Verte'ye dikmis ve omuzuma dokunarak Omer biz bu zirveye cikalim kardesim  demisti. Ama o seneki faaliyet planlarimizda ve kendisinin donus bileti gunlerine gore 2014 yilinda zaman acisindan bu mumkun degildi. Listenin en baslarina bu dagi koymustuk bir kere.

 

2015 yili mart ayi ortalarinda, bolgedeki terornedeniyle uzun yilar sonra mumkun olmaya baslayan CILO Daglarindaki Uludoruk 4136 m. faaliyeti icin Hakkari-Yuksekova arasindaki kis tirmanisindaydik. ULUDAK'tan Ismet Senturk, Omer Faruk Kaya ve Ozgur Yoldas ile Hollanda'dan katilan ben Omer Albayrak o tirmanista yine birlikteydik. Agir ve kotu hava kosullari Uludoruk (Resko) zirvesini yapabilmemize kil payi engel oldu, ama onumuzdeki yaz yine Alplere gitme planlari yapmamiza da vesile oldu.Uzun sohbetlerimizde Chamonix yakinlarindaki Aiguille Verte faaliyetine karar almistik.

 

Aradan gecen zaman icerisinde mumkun olan her kaynaktan bu faaliyete iliskin on bilgiler toplamaya basladim. Harita, göruntu ve mevcut faaliyet raporlari, kaza raporlari gibi ne varsa suzgecten gecirdim. Aiguille Verteye  en uygun hava ve kar kosullarinin elverdigi 15 hazirana kadar tirmanilabilmekteydi. Tirmanmak icin iki kulvar one cikiyordu. Ya en soldaki 1100 metre  uzunluktaki 50-70 derecelik daha dik olan miks ve buz kulvarlari barindiran KB Couterier kulvarindan cikarak zirve traversi ile en sagdaki meshur Whymper kulvarindan ip inisi yapacaktik, ya da dogrudan cogunlukla yapildigi uzere sagdaki Whymper kulvarindan 45-60 derecelik tirmanis ve ip inisi yapacaktik. Arastirmalarimdan cikan sonuc Couturier kulvarinin Haziran ortalarindan sonra guvenli tirmanisa uygun olmadigi yonundeydi.

 

Tirmanis faaliyeti basliyor :

 

02 Haziran 2015 Sali gunu Cenevre havaalanina inecek arkadaslari almaya yetisecek bicimde bir gun onceden arabamla Hollanda'dan yola ciktim. Cenevre ovasina tepeden bakan 30 dakika uzaklikta Jura Dagi gecidinde 1245 m. de ormanlik park yerinde aracimda uzanarak geceledim. Cenevre sehri ve civari ucaktan bakiyormuscasina asagida bir isik denizi bicimde uzaniyordu.Tatli bir telas ve yalnizlik icinde gittikce seyrekleserek tek tuk gecen arac sesleri disinda birsey duymadan gecenin karanliginda deliksiz bir uykuya daldim. Sabah saat 10.55 de havaalani gelen yolcu kapisinda arkadaslarimi zamaninda karsiladim, hep birlikte kucaklastik.

 

Tirmanisa ULUDAK tan Ismet Senturk ile birlikte ortak dostumuz Omer Faruk Kaya ve BUDAK tan yine tanidigim Ayse Arabaci uc kisi gelmislerdi. Hemen yola koyulduk. Chamonix yolunda aracta bulunan iceceklerden ve atistirmaliklardan yararlandik ve kabaca gunluk planlarimizi irdelemeye basladik. Arkadaslarimin ulke hakkindaki ortak ilk izlenimleri, yorenin gelismisligi, doganin sundugu gorsel ova, dag, orman yesil ziyafeti disinda heryerin abartili bicimda bir duzen icerisinde tertemiz olmasi dikkatlerinden kacmamisti. Sevgili Ismet bey cevrenin duzeni temizligi uzerine aynen kardesim bu ulkenin deliside mi yok hic yerlerde bir cop, sise poset atmamislar bravo bu adamlara demekten kendini alamiyordu. Burada sapkasini onune koymasi gereken yurdumun dindar gecinen insanlari ve yerel otoritesi oldugu konusunda suphe yok. Herseyin temeli egitim ve otorite ile saglanacak yaratilacak ortak bir kultur oldugu gercegi hala varligini koruyor

 

Cenevreden Chamonix yolunda yanimizdaki arkadaslarin ileride yapmayi dusundukleri Mont Blanc faaliyeti baslangic noktasi tramway istasyonuna goz atmak icin La Fayette - St. Garvais Les Bains kasabasina da ugrayip ciktik. Hemen Chamonix girisindeki Bossons ve Takanoz buzullari altindaki  alanda kumelenmis iki kampingden 15 haziran oncesi acik olan tek ve buyuk Iki Buzul Kampi (camping les deux glaciers) de iki cadirimizi kurup masa sandalye ve yerlesme duzenimizi saglayip sehire ihtiyac alisverisi ve gezi icin ugradik,yedik ictik kampta rahat bir gece gecirdik.

 

03 Haziran 2015 Çarsamba gunu kampi toplayip tirmanis cantalarimizi hazirladiktan sonra tum diger esyalari uc gun parkta bekleyecek aracimiza tikistirdik. Chamonixdeki Mer du Glace dag treni istasyonundan 1913 m. yukseklikteki Montervers istasyonuna hareket ettik. Trendeki yolcular genellikle yasli turistler ve dagcilardan olusuyordu. Yarim saat sonra Montenvers istasyonundaydik.

 

Asagidaki en buyuk buzul vadilerinden Mer du Glace buzuluna inen patikalari bulmakta biraz ugrastik, buraya gelen kalabalik goz onune alindiginda sanki daha islek bir patika var olmaliydi ama biz dikine asagiya dogru  bilimsel arastirma calismalarinin yapildigikisa teleferik hattinin altindan buzula inebildik. Buzulun buradaki alt kisimlari tamamen morenlerle kapli olmasi yuzyillardir akan kayalik taslik ortarasinda belli bir patika olmadan devam etmesi, kursun gibi agir sirt cantar ile 26 derece sicakta yukselmek baslibasina iddiali bir yolculuk olmaya baslamisti. Onumuzde giden pek kimselerin olmamasi patika konusunda kendi kararimizla yol belirleyerek ilerlememizi gerektiriyordu. Arasira karsilastigimiz kisa kisa kaymalar alti siyah cam gibi ortaya cikan buzulun uzerindeki ince cakillarin bize yasattigi anlardi. Buzul vadisinda ip birligine girmeyi gerktirecek bir risk mevcut olmadigindan serbest hareket ederek yukseliyoruz.Onumuzde egitim calismasi yaptiklarini sandigimiz 4 ayri ip grubunda yaklasik 24 Fransiz askerleri krampon takmis olarak ilerliyorlardi. Zaman zaman yan yana yuruduk, selamlastik ve Turk oldugumuz vs bahsettim, hepsi genc tek tip ve sempatik isanlardi.

 

Mer du Glace buzulu uzerinde yukselirken artik morenlerin bittigi bembeyaz buzul irmaginin uzerinde dikkatle ilerledik. Montenvers tren istasyonu gerilerde ve asagilarda kalmaya basladi. Amacimiz gec saatlere kalmadan CUVERCLE dag evine zamaninda varabilmekti. Buzulun baslangictan gorulen sol yandaki ikinci donemecinin arkasina ulastigimizda bekledigimiz, toplamda 200 m.dikine yukselinecek slab ve yer yer 90 derece dik ve bosluklu sayisiz merdivenlerine tirmanmaya baslamadan once bir toparlanma dinlenme molasi verdik. Dag evinin 15 hazirana kadar kapali oldugunu bildigimizden acik olan 20 kisilik kis barinaginda bize yer olup olmadigini bilemedigimizden oturu yanimizda fazladan kaz tuyu ceketler, mat, bivaklar ve gereksiz oldugu sonradan anlasilan 6-7 ser litre su ile teknik tirmanis malzemeleri ve 3-4 gunluk yiyecekle boylesine bir rota icin cok agir olan cantalarla bu merdivenlerden guvenli cikis ciddi bir girisimdi. Hepimiz emniyet kemerlerini kusanip bir iki yardimci ip ve buyuk birer karabina ile gerektiginde kendimizi merdivenlere sabitlemek icin hazirliklari tamamlayip tirmanisa basladik.

Onden Ismet bey, Ayse hanim ve ben devam ettik. Arkadan Omer Faruk bey takib ederek hem yukaridan hem asagidan fotograf-film cekimleri ile hic bitmeyecekmis gibi gelen merdivenleri guvenle ciktik. Bu merdivenlerde en cok birbirine bagli yan gecislerde dikkat etmek emniyeti elden birakmamak gerekiyor. Merdivenlerden sonra bende hep olan asiri terleme ve tempo dusuklugu bas gostermeye baslamisti. Aslinda bu seneki kilolarimla bu tirmanista olmamaliydim. Gecen seneden beri memleketteki aile ev insaatlarinda uzun aylar kaygisizca yiyip ictigim lezzetli seyler normaldel 8-10 kilo daha agir olmama neden olmustu ve ben bu yapili agir vucutla Whymper kulvarini cikacaktim oyle mi?

 

Montenvers tren istasyonundan Cuvercle dagevine 3,5 - 4 saat olarak verilen ortalama sure disinda yaklasik 5 saatte dag evine ulastik. Bu agir cantalarla ve hep beraber yurudugumuz toplam sure yinede fena sayilmazdi. Cuvercle dag evi kapali ve issizdi 50 metre kadar  yukarida kalan cok eski emektar metal kaplamali kis barinagi onceden gelmiscesine bilgilerimle ortusen tanidik kabin essiz ve farkli bicimde yaklasik 30 metrelik uzun bir kayanin sapkasi altina gizlenmis, icerisinde iki farkli yatakli salonu ve hemen giriste 8 kisinin karsilikli oturabilecegi bir masasi, kuzine (fırinli) klasik sobasi istiflenmis yakmaya hazir odun tomruklari olan yaklasik 35-40 metrekare buyuklugunde bir barinakti. Salon denilecek alandaki tek penceresinden cepheden bakilinca tam karsida buyuk Joraslarin meshur kuzey duvari butun gorkemi ile gozukuyordu. WC ise disarida kulubenin tam arkasinda yine metal bir kulubeden olusuyordu. Fransiz Alplerindeki WC ler bir teknoloji harikasi. Dogaya pislik birakilmiyor, isiniz bitince isaretli pedala 5 defa kadar basiyorsunuz delikte ne varsa yuruyen bant iceri aliyor vesifonu calistirip koyu yesil sivi ile durulaniyor.. Harika calisiyor vesselam. Periyodik zamanlarla helikopter gelerek WC tupunun dolusunu goturup yenisini takip gidiyor Ah benim memleketimin fisek gibi genc dagcilari ne zaman boyle donanimlara kavusacaklar.

 

Refuge Cuvercle barinaginda bizden baska 8-10 kisi daha var gece de gelenler oldu ama bos yer coktu. Ranzali yataklarin ust kismindan guzel bir kose secip bol miktardaki battaiyelerden kullandik. Gece sasirtici bicimde icerisi sicak bile oldu fazla battaniyeleri kullanmadik bile.

 

Aiguille Verte tirmanisi icin rehberler ve deneyimli alpinistler gece saat 12 civari cok az bir uyku ile daga hareket ediyorlar.Amac gun dogumunda zirvede olabilmek ve GD yonundeki dik tirmanis kulvarini gunes isitmadan inise gecmek. Bizde oyle yaptik, saat 12:40 da kulubeden rotalara hareket ettik. Dag evinden kulvar agzina kadar sayisiz yan gecis ve bariz cig kulvarlarindan gecilerek Whymper kulvari altlarina geliniyor. Biz onumuzdeki 4 lu ip grubundaki rehberli dagcilari takibederek ilerliyorduk, nice sonra onlarin alcalarak daha sag altlara dogru yoneldiklerini bizim tirmanacagimiz kulvardan uzaklasmaya basladiklarini ancak farkedebildik. Bu arada cok daha sol ustten kayabandina yakin gecerek yukselen ve rota agzina yaklasan 2 ayri ip grubunun isiklarini gorduk. Anladik ki yanlis adamlarin ardindan gitmisiz. Isin tuhaf tarafi hicbir yerde ikiye ayrilan bir ize rastlamamistik ki yanlis yone saptik diyelim. Bu bize fazladan efor sarfina ve batak karda gizli buzul catlagi olabilecek alanlarda kestirmeden en sol yukariya dogru ustteki insanlarin izlerine kavusmaya baslamamiza, ip birliginde kabaca 2 saat kaybetmemize neden oldu.

Kulvara giden dogru izleri bulduk ve batak karda kulvarin hemen agzinda paralel uzanan genis ve uzun bir buzul catlaginin sagina dogru yukselmeye devam ettik. Fransizlar bu catlaga rimaye diyorlar. Yani dagin etegindeki en dipteki catlak kisima dogru yaklasirken bende bikkinlik ve moralsizlik bas gostermeye basladi. Emektar batonlarimin kar flaplarinin her ikisi birden kara saplanip dusmusler ve batan batonlar sinir edici bicimde bana fayda yerine zarar vermeye baslamis ve beni yormustu. Sirt cantalarimizda o zamanki hava durumuna gore aslinda hic gerekmeyecek kaz  tuyu ceketler, bivaklar ve fazla buz vidasi vb gibi ihtiyac fazlasi agirliklar da vardi. Bu noktalarda biz dogru kulvari buluncaya dek onumuzdeki iki ekipten ilki kulvarin en sonlarina ulasmis diger ekip ise muhtemelen yanlislik en sagdaki kar yolunu secerek ulastiklari kayalik alanda sasirmis bicimde kafa lambalari her yone isik huzmesi yayarak aranarak soldaki asil kulvara gecmeye calistiklarini gosteriyordu. Bize gore onlar cok cok ileriye yukarilara ulasmislardi. Biz ayni hizimizla devam etsek bile onlar zirveden donup dagin bitimine yaklastiklarinda ancak  karsilasabilecektik ve bu tempo ile kulvarin gunes altinda yumusayip riskli duruma gelecegi saatlere kadar dik kulvarda kalacaktik ki bu pek akillica degildi. Batak karda dag evinden Whymper kulvarina dek yukselmek, kitabina gore 2-3 saat suren ciddi ve ilerlenmesi yipratici ozellikte bir uzaklik barindiriyordu.

 

Kulvarin girisine yaklasirken kendimce mantikli bir degerlendirme yaptim. Dag evinden beri neredeyse 5 saattir kar kanatlari olmayan sivri batonlarla batak karda kendimi hirpalamistim, yukumuz bu kulvar icin cok fazlaydi ve o yuku gercekten tasimalimiydik yukarilarda ihtiyac duyacakmiydik belirsizdi. Ben bu dagi tirmanmaya ozellikle gelmistim ancak icinde bulundugumdurum bu kulvara su an girmemin cok riskli olacagi yonundeydi. Ustelik bu daga herkes bire bir yani bir oncu bir artci veya bir rehber ve sadece bir musteri birlikte tirmaniliyor. Biz ise 4 kisiydik ve kulvar daha giris kismindaki 3600 metrelerde saat gecenin besinde bile bayagi yumusakti. Esim ve cocuklarima guvenlik onlemleri ile ilgili hep verdigim sozleri de animsayinca durumu acikladim. Arkadaslar ben vazgeciyorum dedim. Ismet ve Omer Faruk beyler tamam dediler,dogru yapiyorsun sen bilirsin dediler. Ayse hanim ise daha dag evinde iken belki ben son kismi tirmanmam kendimi formda hissetmiyorum demisti, benim kararim uzerine o da geriye donme karari aldi. Dagdan vazgecmek istemiyordum ama saglikli ve geregince hizli bir tirmanis yapacak durumda da degildim. Bu benim dagciligimda ikinci defa bir faaliyetten donus karari almam demekti, ama olsun o da bir erdemdir, listemde bir zirvenin uzerini daha cizmemis olayim. Bu yorgunluk ve kar kosullarinda 600 metrelik 45 60 derece dik kulvarda tirmanisa devam etsem dag beni cizebilirdi.  

Donus karari almama karsin kulvari asagidan tam olarak goren giris agzina kadar yuruyuse devam ettim. Ayse hanim kaz tuyu ceketini giymis ve geride kucuk bir nokta gibi kalarak donus icin benim geriye alcalacagim ani beklemeye baslamisti. Kulvar agzindaki rimaye altina kadar Ismet beylerin arkasindan devam ettim. Bendeki bazi teknik malzemeleri onlara verdim. Bu arada buz vidalarinin ve ekstra perlonlarin konuldugu hazir paketin ne bende nedearkadaslarda olmadigini gorduk. Kisa bir panik yasadik o malzemeler olmazsa olmazdi ama gercekten gerekip gerekmeyecekleri de belirsizdi. Ben kulvar agzindan ay isiginda parlayan kulvari, isik oraninin cok dusuk oldugu bu saatte birkac defa olabilecegi kadar fotograflayip tirmanis ekibi Ismet Senturk ve Omer Faruk Kayaya basarili tirmanislar dileyerek geriye dondum. Asagilarda bir nokta gibi duran Ayse hanima dogru inise gectim. Yaklasik 15 dakika sonra Ayse hanima yaklasirken geriye baktigimda tirmanis ekibinin de arkamdan geldigini gordum, bakakaldim... Onlar da geriye donus yolunda idiler. Ayse hanimin bekledigi noktaya geldigimde benim fikir degistirip 3 kisi olarak tirmanisa devam edecegimi sanmis, oysa ben kulvarin agzina kadar gidip donmustum, asagidan farkli gorunmus. Ismet beyler donus karari almalarini unutulan teknik malzemetorbasinin olmamasina ve zirve icin kulvara giriste gec kalindigina bakarak mantiken geri donus karari aldiklarini, yarin erken saatte zirveyi deneyeceklerini iletti.

 

Geri donen tum ekip ipe girerek batak karda yer yer rastladigimiz gizli buzul catlaklarindan gecislerde guvenli ve birlikte hareketederek saat 07:15 de tekrar Cuvercle dag evine ulastik. Butun gece hemen hic uyumamistik, arkadaslarim o an bosalmis olan kulubede sicak yataklarinda hemen uykuya daldilar. Bugun donus yapilmayacagi konusuldugu icin ve yatmayi istedigim halde uykum olmadigi icin bardak bardak cay yapip ictim, malzemelerimi kayalara serip dogacak guneste kurutma moduna gectim. Icinde bulundugum duruma cok uzulmedim ama sevinecek bir sey de yoktu. Kendimi, dag evine baska kalabalik gelmeden uyumaya kosullandiriyorum ama olmuyor. Sen cik 950 km. uzaktan arabaya atla bin bir hevesle hazirlikla gel, arkadaslarin da Turkiyeden sirf bunun icin gelsin onca masraf, istek ve efor harcayarak kulvarin basina git ve don Kabul edemiyordum ama kulvarda ki kar kosullarinin buzlanmanin, tirmanisin pratikte ne kadar dik hissedildigi ve risklerini de onceden bilen birisi yoktu aramizda, beni urkuten asil onemli nokta bu idi. Cok gecmeden saat 09:05 te cambazlik denecek basari ve suratle zirve yapip gelen 2 dagci kulubeye ulasti. Kisa adi Faso olan 20 liyaslardaki Fransiz rehber ve musterisi rekor kirmislardi sanki. Ona latife olsun diye sen bir Fransiz makinesisin, tebrikler !... dedim, guldu ve bayagi hosuna gitti. Dagciyiz ya yorgun argin gelen bu adamlara hazir cayimdan birer bardak ikram ettim cok hoslarina gitti. Biz Turklerin misafirperverligini bu kadar temsil etme firsatim oldu, adamlar ileri de belki bir vatandasimiza daha sempati ile bakarlar. Rehber Faso, tirmanisi kulubeden gidis donus toplam 9 saate sigdirmayi basarmisti ki bu bence verilen normal surelerden 4 saat daha asagisinda bir zaman demekti. Hazir yakalamisken rehber Fasodan tirmanacagimiz o kulvar hakkinda ayrintili bilgiler aldim. Musterisinde bildigimiz pickel, yani normal 70 cm.lik dagci kazmasi vardi, kendisi cift teknik kazma tasiyordu. Musterisinin elinde tek kazma ile cok iyi kosullarda oldugunu soyledigi kulvarda,zorlanmadan tutunarak suratle gidip gelebilmisler. Bir perlon ya  da buz vidasi falan da kullanmamislar. Gozumun onu aydinlandi, bunlari duyunca tum endiselerimden arindim ve kulvari gerekirse solo bile olsa tirmanmaya karar verdim ve hemen dinlenmek icin gecip yerime yatip uyumaya dinlenmeye calistim.

 

Ogleden sonra bir hayli acikmis olarak uyandiktan sonra masa basinda eldeki yiyeceklerle iyi bir beslenme yaptik. Bu esnada Ismet bey ve Omer Faruk beye dagdan inen rehber Fasodan aldigim ayrintili kulvar ve kar kosullari bilgisini aktardim ve bu durumda tirmanisa katilacagimi ilettim. Arkadaslar kulvar bilgilerine pek memnun oldular ama yeni kararima o derece destek vermediler. Bu durumda dorduncu ekip arkadasimiz Ayse Arabacinin da mutlaka son kulvar tirmanisina gelmesinin icabedecegini, onu arkada yalniz birakmamamiz gerektigini ilettiler. Fakat genelde ekibin bu kulvar icin bariz risk tasiyacagindan hareketle dunku cayma nedenlerimin mantikli gorundugunu, ikiser ikiser iki ayri ip grubu icin, tirmanis ve inis icin asiri zaman kaybi yaratacagi, orta yerde muhtemel bir donus karari gerektiginde ipleri paylasamayacagimizi ve en onemlisi kulavara girildikten sonra beklenilecek hicbir set ve kovugun olmamasi benim ve Ayse hanimin bu tirmanistan feragatetmemizi gerektirdiginde kisisel olarak ayni fikirde olmasamda sonucda onlara hak verdim. Hirs yapip, erken yada gec bitirebilecegim bilinmeyen bu kulvara tek basima serbest solo olarak girmek fikrindende de genel guvenlik onlemleri etkin olan karakterim ve gerceklerin agirligi altinda istemeye istemeye vazgectim.

 

Bu konuda su kadarini belitmeyi kendimde hak goruyorum, biz hep birlikte bu dag icin geldik ekip ruhu ile gecikecek bile olsak herkesin zirve yapmasi esas olmali idi, sonucta dagda kimse kimseyi sirtinda tasimiyor ekipteki herkesin farkli bir kisiligi ve dagcilik gecmisi, birikimi var. Ustelik bu kez Alplere gelinmeden once yaptigim arastirmalar ve paylastigim teknik bilgiler zaten netur bir rotaya gelecegimize isik tutuyor idi, yerinde daha farkli daha cetin bir faktor ayrica olusmadi.

 

 Kisacasi Hollandadan cikip uzun arac yolculugu ile gelmeme yaptigim hazirliklara hic degmeyen bu atmosferde bulunmaktan zevk aldigimi soyleyecek durumda degilim. Zamani geri dondurebilsem arkadaslara her turlu lojistik destegi uzaktan yine verir ama kendim bu bicimde katilmayi yeglemezdim. Insanlarin yasaminda farkli durum ve ortamlar deneyimler yasanmasi kacinilmaz bir surectir, kaderde bunu yasamak varmis. Bunlar benim kisiel hislerim ve ozelistirim, ama ortada birde tirmanilacak Aiguile Verte daginin ilk Turk tirmanis gercegi vardi, zirvesinde ilk ben olmasamda bu is cok guzel bir basari olacakti. Son kararlarimizi irdeleyip tirmanisa cikacak Ismet bey ve Omer Faruk beyle durum degerlendirmesine devam ettik. Aramizda teknik malzeme paylasimi ve destegi yaptik, olabilecek durumlarda izlenilecek ortak yontemleri kararlastirdik. Saat aksam 10 kadar yeniden dinlenmek uzere arkadaslar refujdeki yataklarina gectiler.

Aiguille Verte tirmanisina gelecek kisilerin birbirini iyi taniyan guvenen kisiler olmasi sabit birer tirmanis arkadasi ile gelmeleri zorunlu, dogru ve mantikli olacaktir.

 

04-05 Haziran 2015 tirmanis gunu;

Gece kalabaliklasan Cuvercle barinaginda zifiri karanlikta Ismet beylerin fisiltilarla birbirini uyandirmalari ve malzemelerini kaparak ses yapmamak amaciyla kulube disina cikip cantalarini gozden gecirmeleri ve konusmalari imil imil duyuluyordu. Unuttuklari bazi seyler icin bir kac defa daha iceri girip ciktiktan sonra kisa surade saat 11 civari dagin kulvar agzina kadar surecek 2-3 saatlik karli yan gecisli cig kulvarlarina dogru coktan yukselmeye baslamis olmalilardi. Kulubedeki diger 8-10 kisi de tanidik ve cikardiklari hic alisamadigim gurultulerle bir saat kadar daha girip cikmaya basladilar ve sonunda sesler kesildi. Biraz rehavet ve stressiz bir ortamda derin bir uykuya dalmis olmaliydim.

 

Uyandigimda saat 08:30 olmustu her sey plana gore gerceklesti ise Ismet beyler zirveye coktan varmis olmalilardi. Ayse hanim da toparlaninca ortak ve iyi sayilabilecek bir kahvalti yaptik. Alplerde bulunabilinecek en can alici noktadaki gizemli ve essiz Cuvercle dag evinin barinaginda cok guzel bir havada ortalik isinmaya baslarken bazen 5-10 metre yanimiza kadar yaklasan cok sayida marmot ve akilli Alp kargalarini besleyerek gune basladik.Havanin guzel olmasi iyi bir zirve gunu vaadediyordu. Saat 10:30 dan sonra en suratli ilk ekip dag evine dondu, herkesin kulvarda oldugunu belirttiler. Hemen orta yerdeki daginik esyalari toplayip yeni bir cay faslina basladik, aklimiz arkadaslarimizdaydi. Saat 12.30 gibi yanimiza aldigimiz cay seti, atistirmaliklar ve fotograf makinalarimizla dag evine sapka gibi koruma saglayan dev kayaya tirmanip Whymper kulvarinin ust kisimlarinin beste dordunu goren noktasindan bize 3 km. Kadar uzaktaki kulvarda nokta gibide olsa insan hareketleri saptamaya calisiyoruz. Kulvarin son iki ip inisinin ustundeki genis yan gecis hattinda hareketli noktalar gormeye basladik. Noktalarin once birisi sonra digeri ikiser ikiser kulvari iniyorlardi. Kulvarda basindan sonuna farkettigimiz 8 kisi inis yapmaktaydi. Saat 14:30 civari ulasan iki kisilik ekipten arkadaslarimizin zirve yaptiklarini ogrendik ve ayni anda sevincle el caktik. Ama dagcilikta zirve yolun yarisidir, umariz guvenle inerler dilegimizle gozlerimizi kisarak kulvarda insan hareketlerini takibediyoruz.Aklimiza ilk gelen sey acaba hangi ekip bizim ekipti diye sormadan edemiyoruz.

 

Donus yolundaki uc ayri ekibin de saat 15:30 a kadar refuje donmeleri uzerine ogrendik ki bizim arkadaslarda inisi tamamlamislar ve donus yolunda imisler. Merakimiz yerini sevince birakmaya, bulusma anina dek surecek geri sayima baslamisti bile. Gunes altinda kayanin uzerinde o kadar zaman nasil gecti hic zorlanmadik, beklenen an geldi saat 16:20 de tirmanis ekibi dag evineulastilar. Biz fotograf cekerken yumusak karda sevincten kosarak ziplayarak pozlar verdiler. Sarildik onlari basarilarindan oturu tebrik ettik, hepbirlikte cok mutlu olduk. Hazirladigimiz sicak icekler ve atistirmaliklardan ikram ettik. Kisa bir izahat ve paylasim sonunda yorgun arkadaslarimiz biraz dinlenmeye gectiler.

 

Aiguille Verte 4122 m. Whymper kulvari tirmanisi Bursa ULUDAK uyesi Ismet Senturk ve Omer Faruk Kaya tarafindan ilk Turk tirmanisi olarak gerceklestirildi. Edward Whymperin ilk tirmanisindan tam 150 sonra yoreye ayak basan ilk Turk tirmanis ekibi Alplerin guzide daglarindan birisine tirmanarak bu basariya imza attilar. Umarim gelecekte Turk dagcilar bu ve benzeri faaliyetleri siklastirarak dagciligin dogdugu ve gelistigi Alplerde kesfedilmeyi bekleyen farkli ve essiz guzelliklerdeki zirvelere yolculugu ciddi olarak listelerine alirlar. Ismet Senturk arkadasimizin hep soyledigi dagcilikta hedeflaeriniz olsun burada pek anlam kazaniyor. Alpler konusunda ben kisisel olarak, gidilecek zirveler, konaklama, yaklasik masraf tutarlari ve bolge hakkinda genel bilgileri vermeye her zaman hazirim.

 

AIGUILLE VERTE 4122 m. Whymper kulvarindan yapilan ilk Turk tirmanisi 05 haziran 2015 tarihinde ULUDAK tan Ismet Senturk ve Omer Faruk Kaya tarafindan gerceklestirildi, Turk dagciligina armagan olsun derken faaliyeti zirve ile taclandiran arkadaslarimizin bu basarilarini tebrik ediyorum.

 

Ismet Senturk yurdumuzun koklu dagcilarinda olup yurt ici ve yurt disinda yaptigi sayisiz zirve tirmanislarinda ki basarisi, dag gecisi,kanyon gecisi ve uzun trekking faaliyetlerinde hemen hemen rakibi bulunmayanbir dag adamidir. Partneri Omer Faruk Kaya ise kisa sayilabilecek dagcilik gecmisinde, bodoslama en zorlu zirvelerle ise koyulmus, daima Ismet beyin yaninda olmus kendisini fazlasi ile ispat etmis gözü pek ve nefesli birisidir.

 

Alplerde daha 48 tane 4000 metre uzeri meshur zirve sizleri bekliyor. Haydi isbasina gençler.

 

Sozlerimi ve bu okuma parcasini su sozlerle tamamliyorum;

 

« ClimbingAiguille Verte makes an alpinist become a mountaineer ! » Thesefamous words were pronounced by Gaston Rébuffat. They undoubtedly contributedto the fame of this legendary peak.

 

Aiguille Verteyi tirmanmak Alpinistbir kisiyi dagci birisi yapar unlu deyisini soyleyen Fransiz dagci Gaston Rébuffat suphesiz bu efsanevi zirvenin ununun artmasina da yardimci olmustur.

 

Okuyan herkesi sevgi ve saygi ileselamliyorum.

 

Omer Albayrak

Haziran 2015, Rotterdam-Hollanda

 

Alplerde Dagcilik Faaliyeti 02-07 haziran 2015



Kullanıcı Paneli
Mail Adresiniz
Şifreniz
Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Kulübümüzden Haberler
» ULUDAĞ'IN MANTARLARI.
» AYLIK FAL. PROGRAMI
» AYIN YAZISI.
» ALPLER GÜNLÜĞÜ.
» NASIL ÜYE OLUNUR

Hava Durumu
Anılarımız Yaşadıklarımız
Uludağ - Hava Durumu

Faydalı Linkler
»
» Dağlarda hava durumu.
»
» Yüksek irtifa hastalığı.
»
» Türkiye'nin önemli dağları.
»
» Dünya'nın En Yüksek Dağları.
»
» Bursa'da Outdoor Mağazaları.
»
» Türkiye'de Outdoor mağazaları.
»
» BURSA İÇİN HAVA DURUMU.


 
Anasayfa | Yasal Uyarı | İletişim ecebilisim