Ağrı Dağı Tırmanışı

AĞRI Efsaneler Dağı

Temmuz 2013

Ülkemin en yükek dağının zirvesine tırmanmak ve buradan çevreyi seyredebilmek doyumsuz bir haz olsa gerek. Bu hissi yaşayabilmek için, bu zirveye tırmanmayı kafama koymuştum ve gerekli hazırlıklarımı yaptım.

14 Temmuz 2013 Pazar: Maceramın ilk günü, 09:00’da Yenişehir’den kalkan ve Ankara aktarmalı Ağrı uçağıyla başladı. Ağrı’ya  vardıktan sonra havaalanından hareket eden otobüse binerek yaklaşık 1,5 saat sonra Doğubeyazıt’a vardım ve daha önceden rezervasyon yaptığım otelime yerleştim.

15 Temmuz 2013 Pazartesi: Bu faaliyet boyunca bana ve birlikte tırmanacağım üç Polonya’lıya reheberlik yapacak, ulaşım ve yiyecek içecek ihtiyacımızı karşılayacak Nuri arkadaşımız sabah 08:30’da gelerek bizi otelden aldı ve Eli köyüne kadar aracıyla götürdü. Eli köyünde araçtan inerek kamp yükümüzü katırlara vererek, kişisel malzemelerimizi küçük sırt çantamıza koyduk ve yaklaşık iki saatlik bir yürüyüşle, yaylalardaki göçer çadırlarının yanlarından geçerek 3200mt kamp alanına vardık. Burada çadırımı kurduktan ve hafif birşeyler atıştırdıktan sonra, basınç farkına adaptasyon sağlamak amacıyla düşük tempoyla 3600mt ye kadar çıkıp tekrar kamp alanına döndüm. Güzel bir akşam yemeğinden sonra, şarıldayarak akan dere kenerana kurduğum çadırımda dinlenmeye çekildim.

16 Temmuz 2013 Salı: Sabah oldukça zinde bir şekilde kalktım, eşyalarımı ve çadırımı toplayarak sağlam bir kahvaltı yaptım.  Sonrasında 4200’e doğru çıkışa başladım. Mevsim nedeniyle çevrede bol miktarda yeni açmış çiçekler vardı ve ilk bir kaçyüz metre bu durum çıkışı daha da zevkli kılıyordu. 4200 mt’ye ulaştığımda doğa şartlarının sertliği ve havanın serinliği kendini gösteriyordu. Çevre tamamen taşlık olduğu için, daha önceden çadır kurmak için düzenlenmiş bir boş alan bularak çadırımı kurdum. Akşam saat 18:00 gibi yemeğimizi yiyerek, gece 01:00 de zirve tırmanışı için kalkmak üzere arkadaşlarla anlaştık ve dinlenmek üzere çadırlarımıza geçtik.

17 Temmuz 2013 Çarşamba: Gece kalktığımızda gökyüzü pırıl pırıldı ve elimizi uzattığımızda dokunacakmışızcasına yakın olan yıldızları seyretmek muhteşemdi. Uzun zamandır heyecanla beklediğim ve kendimi hazırlamaya çalıştığım, zirveye tırmanış vakti gelmişti. Kahvaltımızı yapıp, teknik malzemelerimizi kuşandık ve saat 02:10 gibi tırmanışa başladık. Tırmanış faaliyetindeki en sıkıntılı yer 4200 – 4800 aralığıdaki bu kayalık bölgeydi. Tırmanış güzergahımızdaki karlar güzdüz eriyip kayaların yüzeyini ıslattığından, gece oluncada düşen ısı nedeniyle donduğundan oldukça kaygan bir zemin oluşturuyorlardı ve tırmanış esnasında kayıp sorun yaşamamıza neden olabilecek durumdaydı. Kafa lambalarımızın ışığında bu sıkıntılı bölgeyi kazasız geçip buzula ulaştığımızda hava yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı. Buzul başlangıcında kramponlarımızı takıp, şiddetlenen rüzgara önlem olarak yüzümüzün açıkta kalan yerlerini kapatarak, tırmanışımıza devam ettik. Güneş ışınları kendini göstermeye başladığında, yan geçişi tamamlayıp düzlüğe çıkmıştık. Rüzgar şiddetini iyice arttırdığından ayakta dengede durmakta oldukça zorlanıyorduk. Ancak biraz üzerimdeki zirve bayrağını gördüğümde tüm yorgunluğum bir anda yok olmuştu. On dakika kadar daha tırmandığımda artık zirvedeydim ve başarmıştım. Saatim ise 06:40’ı gösteriyordu.Tam zirve noktasında yaklaşık beş dakika kadar çevremde dönerek, gözümün görebildiği kadar uzakları, komşu ülkeleri seyretmeye çalıştım. Tabiiki zirvede kalabilme sürem kısıtlı olduğundan, hemen flamalarımı açıp, bu anı ölümsüz kılacak fatoğraflarımı çektim ve inişe başladım.

4200 Kampına indim ve yaklaşık bir saat dinlendikten sonra çadırımı ve eşyalarımı toplayarak, buradan 3200 kampına inişe geçtim. Kampa yaklaştıkça yorgunluğumu daha da  hisseder olmuştum. Kamp alanına vardığımda hemen çadırımı kurdum bir saat kadar uzanıp dinlenmeye çalıştım. Daha sonra kalkıp çevrenin yeşilliği içinde bir süre dolaştım ve fotoğraf çektim. Akşam yemeğinden sonra bolca sohbetledik ve sonrasında doğrudan çadırlarımızdaki sıcak uyku tulumlarımıza.

18 Temmuz 2013 Perşembe: Başarılı ve çok güzel geçen bir zirve faaliyetinden sonra geceyi de aynı şekilde geçirdim ve dinlenmiş olarak kalktım. Bu defa son kez olmak üzere çadırımı ve çantamı toplayıp, hiç acele etmeden sakin sakin güzel bir kahvaltı yaptım. Kamp yükümü katırlara vererek, sırt çantamı aldım ve Eli köyüne kadar inerek burada bizi bekleyen minibüse binip Doğubeyazıt’a doğru yola koyulduk. Geceyi Doğubeyazıt’ta geçirmek istemediğimden aynı gün Ağrı’ya gittim ve bir otele yerleştim.

19 Temmuz 2013 Cuma: Uçağım saat 16:00 olduğundan bu süreye kadar zamanımı değerlendirmek amacıyla Ağrı’ya 60 km. uzaklıkta  ve yolu stablize olan Balık Gölü’ne gitmeye karar verdim. Bir taksiyle anlaşıp,yola koyulduk. Göle kadar birçok yayladan ve güzel doğa ortamlarından geçtim. Göl ve çevresindeki manzara, bu kadar yolu gelmeme değiyordu. Göl çevresinde yaklaşık iki saat kadar zaman geçirip, iyice dinlenmiş, huzurlu ve mutlu olarak havaalanının yolunu tuttum. Saat 16:00 kalkan uçağım yine Ankara aktarmalı olarak saat 19:15’te beni Bursa Yenişehir havaalanına ulaştırdı.

Hafızama kazınan çok güzel anılarla bir faaliyetim daha sona ermişti.

Ali Düzgün ARI


Uludağ Dağcılık Kulübü

Konak Mh. Çağ Sk. Konak Apt. No:5/B
Nilüfer, BURSA
0 532 525 68 03

Sosyal Medya